Otbiçer's profileMURAT MELETPhotosBlog Tools Help

Blog


    August 16

    ....

    ....

      

    AŞK-EVİN-LOVE-LİEBE-HUBBİ-AMOR

     

    Aşk demek; her şeyinle,

    Tüm duygularınla birşeye bağlanabilmektir.

    Onu kalbinin derinliklerinde hissedebilmektir.

    Kalbinin en güzel yerinde yaşatabilmektir.

    Onun için herşeyi yapabilmektir.

    Aşkı kimileri sınıflandırır.

    İlahi,siyasi,doğa vs.

        Aşk görecelidir.

        Herkesin kendisine göre bir tanımı vardır.

    Aşk bambaşka bir duygudur.

    bence en güzel aşk insanları sevebilmektir .

    Birine aşık olabilmektir.

    Onu yüreğinin derinliklerinde hissedebilmektir.

    Onun sesini duyduğunda heycanlanmaktır.

    Tiknelemkin soğuktan donarcasına.

    O’nun senin kalbini fethetmesidir.

    Onu kalbinin en derin yerinde hissedebilmektir.

    Her dilde farklı söylensede:

    Aşk, evin, love, liebe, hubbi, amor... anlamları hep aynıdır.

    Aşk değil midir.

    Mecnunu çöllere düşüren ,

    Ferhata dağı deldirten,

    Romeo’yu öldürten

    Bunlar hepsi aşkın bırer yansıması değil midirler.

    Kime, ne zaman, nasıl aşık olacağını asla bilemezsin.

    Aşk küçük bir kıvılcımla başlar.

    Ve sonra bu kıvılcım tüm bedeni sarar

    Ondan sonra büyür büyür tüm evreni içine alır.

    Büyük bir alev topu gibi.

    Belkide bir otobüs durağında küçük bir bakışma.

    Ya da bir düğünde halay çekerken.

    Ya da nette hiç görmeden yazıştığın

    Zeynebe ,Beyza’ya...aşık olabilirsin.

    Onunla sadece konuşarak

    Ona iç dünyanda bakmışsın ki yer ayırmışsın.

    Kalbini keşfetmiştır düşüncelerı.

    Aşkın en güzeli;

    Aşık olduğun insanın iç dünyasına aşık olmaktır.

    Dış güzelliği ikinci planda tutmaktır.

    Onun iç güzelliğini keşfedebİlmektır.

    onun sesini yüreğinin en derininde hissedebilmektir.

    Bunun içindir ki;

    En güzel aşk zor olanıdır.

    07 EYLÜL 2007-VAN

    MURAT MELET

     
     

    ***************************************

    March 03

    ..

     
     
    BİR EFSANEDİR ANLATILIR

     

        Bir zamanlar Julya adında birkız yaşarmış. Julya o kadar güzelmiş ki güzelliği herkesi ama herkesi kıskandırırmış.

     

         Bir çok uygarlığın merkezi durumunda bulunan Navciya (navşar) da yaşarmış. Yaşlı bir babası, çalışamayacak durumda bır annesi ve birkaç kardeşi varmış. Julya, güzelliği kadar aseletıyle de düşürmüş kendisini dillere. Her yerde ondan bahsedilirmiş. Onunla evlenmek isteyen çok kişi varmış. Hiçbirini kabul etmiyormuş. Herkes ona hayranmış. O da hayatı da yaşamı da çok severmiş.

     

         Her bölgede olduğu gibi o bölgedede bır ağa yaşarmış. Ağa bir gün büyük oğlunu çağırır.  Artık evlenme vaktin gelmiştır der. Oğlu ise “bulamadım evleneceğim kişiyi” der. Ağa bundan hoşlanmaz ve hemen kalk bul dünyayı gez dolaş, nereye gidersen git. Ama evleneceğin kişiyi bulmadan asla dönme der oğluna . Çaresiz kalan genç adam yanına bır kaç kişi alır yola koyulur. Haftalarca aylarca yürür durur. Her gittiği yerde buyuk ılgıyle karşılanır, bır turlu kendısıne gore bır eş bulamaz.Diyar diyar dolaşmaktan yorulur. Ama babasından çok çekınıyormuş. Aylarca dolaşır. Her gıtığı yerde onlarca guzel kız olmasına rağmen hiç birini beğenememış. Hiçbiri İstediği gibi değilmiş.

     

        Artık ümidini yitiren genç adam dönmeye karar vermiş. Kara kara düşünüyomuş babasına ne dıyecek dıye. Gititği her yerde bilgelere akıl danışmış. Artık köyüne az bir yol kalımış. Sadece arada bir kaç komşu köy kalmış. Bir gün başka bir köyden kalkıp Julya’nın köyüne gıderler. Tesadüfen Julya’nın evıne gıderler. Julya  misafırlerını içtenlıkle karşılar. Bunlara ayran ikram eder.Julya’yı gören ağanın oğlu içinden “buldum” der. Gözleri döner, yüreğindekı o sıcaklığı hıs eder. Julya ise kafasını bır kereciğine kaldırıp bakmaz. Ağanın oğlu dışarı çıkar bu kız kım dıye sorar. İsmi Julya, zor bır kızdır derler.Zor ne gezer ağanın oğlunun yanında hemen babasına haber vermek istiyormuş.

     

        Hemen yola koyulur. köye vardıklarında babası onu kapıda karşlar .heycanla vereceği kararı beklıyomuş. Babasına sıkıca sarıldıktan sonra .Komşu köyden Julya adında bırını bulduğunu söyler. Ağa hiş vakıt kayb etmeden neredeyse bir orduyla dayanır Julya’nın kapısına. Julya durumu anlasada sağukkanlılığını yitirmez. Misafirlerıni her zamankı gıbı saygılıca karşılar. Ağa sözü açar açmaz Julyanın babası sevinçten uçar. Kızıma sormak ne kelıme verdım gıttı der. Ama Julya hiç bir anlam verememış. Üzüntüsünden kahroluyormuş. Ağa hemen düğünün  yapılması için emır verır. Julya’nın babasının sevınçine dıyecek yokmuş.

    Herkes bu kadar şanslı olamaz der. Babası ağanın elini öper her zaman emrinde olduğunu söyler ve ağayı uğurlar.

     

        Julye zulme karşıdır, masumların yanındadır, haksızlığın karşısındadır. Bu yüzden hayatını masumların hakları için mücadeleye adamıştır. Evlenmeyi, hele bir ağanın oğluyla evlenmeyi asla ama asla kendisine kabullendirememişir.

     

        Babasının yanına gider ve şöyle der: ben ağnın oğluyla evlenmeyeceğim der. Böyle bir şeyi söylemek ölümdür bir kız için. Ama julya ölümü bile göze almıştır. Babası ona senın ağanın oğluyla evlenmekten başka şansın yoktur der. Köyün en büyüğüne yaşlısına gıder. Oda oyle der. (töreler hayatını belırlemıştır) ve ona senın  için buyuk fırsattır bır ağanın oğluyla evlenmen .

     

        Julya için zor dönemler başlamıştır. Julya adeta yıkılır.  Hiş bu kadar güçsüz düşmemiştir. kıme gıtse kımden yardım istese herkes senın için buyuk bır şanstr der. Julya yaşamın gızlı güçlerıyle iletişim kurar onlardan yardım ister.  Bir çok kez yaşamına son vermek ıster . Ama yaşamın gızlı güçlerıne saygısızlık olacağını düşünür. Günler günleri kovalar, düğün günü gelir çatar. Julya çaresızdır. Yardım isteyeceği kımsesı kalmamıştır. Ağanın emrıyle kırk gun kırk gece düğün yapılacaktır. Yedı cihandan insanlar gelecektır. Herkes istediği gibi eğlenecektır.

     

        Herkes mutludur. Julya ihanete uğradığını hısseder. Herkes Julya’nın evınde toplanır. Julya’ya en güzel gıysıler gıydırılır. Gelin Julya göz yaşları içinde beyaz bır atın üstünde yola

    Koyulur, Herkes halay tutar. Halay çeke çeke gidilir. Julya ellerını havaya kaldırıp tanrıya dua eder. Tek isteği ağanın oğluna varmamaktır. Tanrı onun ahını işitir. Julya’nın duasını kabul eder. Tanrı Julya ile bırlıkte o insanların hepsını taşa çevırır. Böylece Julya da ağanın oğluna varmamıştır.

     

    (Bu efsane Şemdinli'de yaşanmştır. Dağa bakldığında  gelin ve halay tutulmuş insanlara benzer taşlara rastlanılır.)

     

    Sizin Julyanız var mı?

    12 EYLÜL 2007

    Murat MELET/OTBİÇER

     

    ...

        

    ÇOCUK OLMAK İSTİYORUM ANNE

     

    Çocuk olmak istiyorum anne

    Çok uzaklarda değil

    Yine aynı yerde

    Otbiçerin çamurlu yollarında

    Arkadaşlarımla misket oynayarak

                                                                                                                                                                                                                                                     

    Çocuk olmak iştiyorum anne

    Tıpkı eskisi gibi

    Arkadaşlarımla kör ebe oynarken

    Saklanıp ortaya bir daha çıkmamak

       

    Çocuk olmak istiyorum anne

    Uçurtma yapıp onu uçurtmak

    Sonrada bırakıp arkasından koşmak

    Sonrada dalıp dalıp hayal kurmak sonsuzluğa

     

    Çocuk olmak istiyorum anne

    Yaylada arkadaşlarımla dolaşmayı

    Onlarla fare deliğine su bırakmayı

    Top oynarken yenilmemeyi

    Çamurdan araba yapmayı

    Özledim anne

     

    Çocuk olmak istiyorum anne

    Okuldan dönerken önlüğümü yolda çıkarmayı

    Arkadaşlarımla kartopu oynamayı

    Kayarken düşüp ağlayarak eve gelmeyi

    Özledim anne

     

    Çocuk olmak istiyorum anne

    Eskisi gibi dertsiz tasasız

    Saf ve masum

    Masal dinlemek istiyoum anne eskisi gibi

    Çocukluğumu bir daha yaşamak için

     

    (BENİ YENİDEN DOĞURABİLİRMİSİN ANNE )

    (HEPİMİZ ÇOCUKTUK DEĞİLMİ?)

     

    03 MART 2008 / OTBİÇER-GÜRPINAR-VAN

        

    September 07

    giriş

      
       

    BU AŞK BÖYLE BİR AŞKTIR

     

    anlatsam anlayamayacaksınız? 

        yaşasanız inanamayacaksınız?

        bu aşk böyle bir aşktır

     

    onu görmeden hissederek haycanlanmaktır.

    onu duymadan hissederek titremektir.

    bu aşk böyle bir aşktır

    .

    karanlık odama ışık.

    körelmiş duygularıma aydınlıktır

    bu aşk böyle bir aşktır.

     

    aklımın ve kalbimin tek sahibi.

    elimin bile eline değmediği.

    bu aşk böyle bir aşktır.

     

        tarifi olmayan .

        kimsenin yaşayamadığı

        bu aşk böyle bir aşktır

        13 ARALIK 2007-GÜRPINAR
         
        ***************************************